Türk Sanat Müziği Eşliğinde Yemekli Boğaz Turu

Gökalp Özdikicioğlu İle Turizm Sohbetleri

Bugünkü konuğumuz yıllardır turizm sektörüne gönül vermiş Gökalp Özdikicioğlu. Turizm ile ilgili yaptığımız röportajın yanı sıra, Türk Sanat Müziği eşliğinde gerçekleşecek olan, yemekli boğaz turlarından konuştuk.

Gökalp Bey biraz kendinizden bahseder misiniz? Turizme sektörüne nasıl başladınız?

1963 Istanbul doğumluyum. Turizme Galatasaray Lisesi’nde okurken havaalanında turist karşılayarak başladım. Yazları değişik acentelerde ofiste ve alanda çalıştıktan sonra 1983 yılında profesyonel turist rehberi kokartımı aldım ve 9 yıl süreyle Fransız turistleri Türkiye’nin her yerinde gezdirdim. Biraz da bu nedenle 1981 yılında girdiğim Boğaziçi İşletme Fakültesi’nden 1991 yılında mezun olabildim. Askerliğimi yaptıktan sonra Pacha Tours’da 12 yıl boyunca değişik departmanlarda müdürlük yaptım ve genel müdür yardımcısıyken ayrılarak 2004 yılında Age Tourism & Events’e ortak oldum. 2000 yılında kurulan ve kurumsal etkinlikler konusunda uzmanlaşan şirkete “incoming” departmanını kazandırdım ve hala genel müdürlük görevini yürütmekteyim.

Bize biraz turizm şirketinizin çalışma faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Dünyaca bilinen pek çok firmanın etkinliklerini ayrıca pek çok üniversitenin kongrelerini düzenliyoruz, bu nedenle de düşük profilli olmak ve kendi markamızı öne çıkarmamak zorundayız. Ayrıca Türkiye’ye başta Avustralya ve Yeni Zelanda olmak üzere tüm Güney Amerika ülkelerinden, Kanada’dan ve kıta Avrupası’nda Portekiz’den turist getiriyor, onlara ülkemizin tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfedecekleri seyahat programları sunuyoruz.

Son yıllarda yaşanan olaylar nedeniyle turizm oldukça kan kaybetti. Ülkemizdeki son durumdan biraz bahseder misiniz?

Medyada okuduğumuz, duyduğumuz tablolar geçmiş yıllarda yaşanan dramatik düşüşün sona erdiğini ve turist sayısının eski düzeyine hatta onun da üzerine çıktığını söylese de şunu unutmamalıyız; istatistikler çok şey gösterir ama çoğu zaman esas göstermesi gereken şeyi saklar. Kriz sonrası turistlerin yeniden gelmeleri için eskisinin çok altında fiyatlar vermek zorunda kaldığımızdan ötürü pazarda kalmayı başarabilen acentelerin, kapılarını açık tutabilen otellerin ve tüm diğer turistik işletmelerin kârlılıkları içler acısı düzeye inmiş, ülkeye salt artı değer getiren en değerli hizmet ihracatı kalemi ağır sekteye uğramış durumda.

Yurtiçinde sıra dışı organizasyonlar ve turlar düzenlediğinizi biliyoruz… Bize yaptığınız bu turlardan bahseder misiniz?

Hizmet alanımızı genişletmek için bir süredir Türklere ülke içinde ayrıcalıklı seyahatler üzerinde çalışıyoruz. Doğaya ve çevreye saygılı, temiz ve konforlu, farklı ve yaratıcı olma konusunda iddialıyız. Bu nednle de konusunda uzman kişilerle daha önce yapılmamış bir içerik yaratmak için uğraşıyoruz. Tüm bu etkinlikleri, içeriğini daha iyi anlattığını düşündüğümüz “Triparte” markası altında pazara sunuyoruz.

Yurt dışından gelen turistlerin en çok tercih ettiği destinasyon hangisi?

Kültürel amaçla gelen yabancılar için İstanbul vazgeçilmez ve bunu fazlasıyla hak ediyor. Geçmişte başta Efes olmak üzere Ege ve Akdeniz bölgeleri revaçta iken bugün Kapadokya sunduğu zenginliklerle öne geçmiş durumda. Günümüzde turistler gitgide daha fazla otantik deneyimler yaşamaya yöneldiği için bölgedeki kayaya oyma butik oteller ilgiyi arttırıyor, bu eşsiz coğrafyayı tepeden seyretme olanağı veren balon turu da bu ilgiyi pekiştiriyor.

Jilber Barutçiyan ile çalışan tek firmasınız. Mantar turları ülkemizde oldukça talep görmeye başladı. Bize biraz turlarınızdan bahseder misiniz?

Bahsettiğim içeriği en iyi anlatan etkinlikler Türkiye’nin tek Mikoloğu yani sertifikalı mantar uzmanı olan Jilber Hoca ile yaptıklarımız. Halka açık seminerler dışında İlkbaharda kuzugöbeği mantarının bol olduğu Batı Karadeniz bölgesine konaklamalı mantar avı turları düzenliyoruz. Sonbaharda ise binbir çeşit mantarın fışkırdığı Belgrad Ormanı, Polonezköy, Ulupelit, Ağva gibi yörelere günübirlik etkinlikler yapıyoruz. Ayrıca sosyal sorumluluk projesi olarak üniversitelerin gastronomi bölümlerine ve engellilere yönelik seminerlerimiz oluyor.

Yakın zamanda sıra dışı boğaz turlarına da başlayacağınızı öğrendik. Bizi takip edenler için boğaz turlarınız hakkında bilgi vermenizi rica edebilir miyiz?

Boğaziçi’nde çok yetkin tarihçi ve rehberler tekne ile turlar düzenliyorlar, bunun yanı sıra şarkılı-türkülü eğlenceler de yapılıyor. Biz her ikisini birleştiren, daha önce yapılmamış özgün bir proje yapmaya çalıştık, adı “Boğaz kıyılarınca, hazla sazla mecazla, yakası açılmadık öyküler ve şarkılar”. Bu uzun isimden de anlaşılacağı gibi hafta sonu saat 17:00 ile 21:00 arasında herkesin manzarayı ve yalıları hem gündüz gözüyle hem de ay ışığında görebileceği bir zaman diliminde her iki kıyı boyunca seyrediyoruz. Bu meyanda benim anlattığım saraylar ve yalılar hakkında az bilinen hikâyeleri müzikle tamamlıyoruz; Boğaz semtleri hakkındaki Türk Sanat Müziği şarkılarını hanendemiz canlı olarak taş plaklardan kopup gelen sesiyle icra ederken sazendelerimiz kanun ve çello ile eşlik ediyor, ben de udumla tamamlıyorum.

Yemeğe gelince; tekne mutfağı küçük ve olanağı kısıtlı olduğu için İstanbul’un en revaçta şarküteri, mezeci ve kasabından gelen ürünleri harmanlayarak klasik bir meyhane menüsünü özgün kaçamaklarla sunuyoruz. İlk turumuz 28 Nisan’da başlıyor. Ve her hafta düzenlenecek.

Galiba sizin tarzınızda gerçekleşen bu tarz bir boğaz turu yok. Açıkçası ben bile merak ettim. İlk 28 Nisan mı demiştiniz? Bu turlara gelmek isteyenler size nasıl ulaşabilir?

Evet ilki 28 Nisan’da başlıyor.  www.triparte.com web sitemizi takip edebilir, 0212 251 12 00 no’lu telefonumuzdan rezervasyon yaptırabilirler.

Yeni başlangıçlar beni her zaman etkiler. Yolunuz açık olsun!

 

Sevil Deniz

www.sevildeniz.com

instagram sevildeniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir